7 Mart 2011 Pazartesi

But I Can't


Lütfen beni şaşırt! Arkanı dön ve olması gerektiği gibi devam et bunu en azından benim için yapmalısın.Bana fazla sorumluluk yükleme unutmamam gibi kelimeleri çok fazla kullanmak istemiyorum.Sorarlarsa benim yaptığımı söylersin ama benden daha fazlasını bekleme lütfen.
Tekrar ediyorum beni şaşırtmanı istiyorum!
Bu bir dışa vurumculuk,kendi kendimi suçlamayı bırakıyorum
Bazen bir toz bulutu gibi önümü kapıyor hiç bir şey yokmuş gibi davranmamı sağlıyor bana sağlıklı bir sığınak gerekli yoksa sağlam kalan yerlerimi de kemirmeye başlıyorum
Sana hep katıksız olmadığımı anlatmak istiyordum aslında bugünler de kafamı kurcalıyordu herkes doğru olanı yapabilir mi?biz insanlar katıksız olana doğuştan mı yetenekliyiz? ya gerçekten yarı yolda düşüp kalkamazsak o zaman bu duruma çok şaşırmamız gerekiyor mu?
Aslında sınırlarımı bilmek istiyorum ve bir yandan da o sınırlarda ne kadar kaybolacağımı da merak etmiyor değilim?
Uçsuz bucaksız olmak istediğimi hatırlıyorum.Hep hareketli, rahat ve şimdi gözlerini kapat!
Her şeyin bir sırası var ve ben sabırlı olmanın ne anlama geldiğini hiç bu kadar derin düşünmemiştim.Yaşlanmaktan korkmamalıyım,kendime yaşatacak çok ikilememim olmalı evet olmalı!
Doğru cümleleri kurmaktan sıkılmış bir parantezin içinde yeni anlamlar doğurmaya çalışıyorum sancılı bir süreç tek korktuğum kendimi kandırmak! Kendine göre değiştirebileceğin bir düzende yaşamıyorsun,yaşamıyoruz,yaşayamıyorum!
Gitar tellerinden çıkan melodiler gibiyim kendimi kaptırıyorum ve şanslısın diyorum
Beni olduğum gibi sevmeye devam edemezsin,bana sürekli aynı bakamazsın hep aynı kısır döngüyü yaşatamam ve ben senden uzaklaşamam ne kadar az konuşsan da bu böyle anlıyorum bakışlarını,susmanı....
Kızmıyorum incitemiyorum kimseyi ama nasıl isterdim bazen ihtimaller içinde miydi yoksa kendi kendime mi yarattım o fırtınaları hiç bilmiyorum.Tek istediğim ben olmak ve olmaya devam etmekti diye devam eden cümleleri duyacaksınız.Çok zahmetlisiniz.Ellerinizi taşın altına sokmaktan korkan bir topluluğun içinde beni de eritmeye çalışıyorsunuz.Hayır o taş orada ve eninde sonunda elinizi taşın altına sokacaksınız ve o an suçlamanın ne kadar zor olduğunu anlayacaksınız.
Hep istedim birden fazla olayım ve kendime özgü olayım çok mu zor çok mu saçma kulaklarımda neler çınlıyor o zaman bu kadar ses ne anlama geliyor. Herkesin bir bildiği var ise niye kimsenin kimseye faydası yok! Kıskançlık çamuru bu kadar mı kirli.Size ne kadar zevk veriyor söyleyin.Zira ben ne anlama geldiğini bilemiyorum.
Kafamdaki sesleri çözmek istiyorum.
Kısa hayallerden oluşan bir hayatı vardı.Bize biraz cesaret lazım yaptıklarımıza ve yapacaklarımıza güvence bolca cesaret
İşte o zaman bulutların üzerinde yürümekte pek sorun olmazmış gibi geliyor
Birçok yaşamın içinden geçerek,kendine daha da yakışacak daha da ısınacak ve korkmayacak.Ben sonun ne olduğunu,nerede durmam gerektiğini pek bilmiyorum daha doğrusu bunun bir faydası olur mu emin değilim iliklerimden akan o şeyi tanımlarsam ki uzun bir süre bu gerçekleşmeyecek ''miş'' gibi geliyor. Yanıma yaklaşmaya cesaret edebilecek misin? Bunu hep yapmak isteyecek misin ben koşulsuz olanı severim.Yetiyormuş gibi davranmak yetmedi.Ben hiç susmadım.Yeni benlikler doğrultusunda ilerliyorum
Bana soruyorlar bir şeyin var? Hiç zannetmiyorum,sadece bir o kadar dingin ve rahat ve bir o kadar kendime kaptırmış haldeyim.Dinle! Bu seni incitmez değil mi?
Nereye doğru gitmek istersen benim için sorun olmaz ben hep olurum bir şekilde devam edebilirim gerçekten ve seni çok sevmeye devam edebilirim.Kendimi yaşarken,sana da çok şey yaşatabilirim.
Ben bunları biraz da küstahlığımdan yazıyorum sanırım.İçimde biraz da birikmiş edepsiz düşünceler var engel olamadığım ve öylece kabul ettiğim.Ve parladığım da bunlarda olduğu gibi yansıyacak..Evet bana biraz da ilham gerekti ve biraz da sarsılmam gerekiyordu.
Aptal kazanların içinde kaynamayı red-ediyorum!
O yüzden ortalıklarda fazla dolaşmayı red-ediyorum!
Ama bir yere kadar da beni çekiştirebilirsiniz.Kendimi başkalarının gözlerinden görmeye hala alışamadım.
O yüzden şimdi yavaşça beni bu duruma alıştırmalısın.
Ben baştan aşağıya tutkudan yapılmışım.
Şimdi lütfen beni şaşırdı!

27 Şubat 2011 Pazar

Oscar'a Doğru

Aman Tanrım kendimi neler yazarken buluyorum,tutturdum ''Oscar'' diye uykusuzluğumun sınırlarını keşfedeceğim bu gece.
Ve aslında biraz da neden bu kadar abartıldığını düşünerek kırmızı halıya öylesine bakıyorum ve herkes kıyafetlerden kime ne giymiş diye tartışırken ben asıl konuya odaklanın diye çırpınıyorum ve herkes bir çok tahminde bulunmaya başlıyorum

Aslında benim de tahminlerim var şu anda kanalize olduğum tek şey ''Natalie Portman '' ve sanırım bu hatunu tanımlayabilmem için yeni ''tanımlar '' bulmam gerekiyor ki bunun için yetkili kişi ben değilim.

Sadece bir kaç yorumum olacak,bir insan (neler yaratıyor) aslında ben ne zaman görsem büyük bir hayranlıkla izliyorum ve gerçekten oyuncu olmak işte böyle bir şey olmalı dedirttiriyor bana.

Gerçi ''Black Swanı'' daha izleyemedim (sevgilim film hakkındaki eleştirilerinden etkilenmeden izlemeyi düşünüyorum ki genel de harika yorumlar yapıyorsun)

Ben şimdi buraya birkaç resmini  koyacağım bir bakıma onurlandırdığımı ve bir şeyler yazdığım için kendimi çok rahatlamış hissedeceğim ama gerçekten bu gece için iki şey var ''King's speech ve Natalie Portman'' evet ellerimi birleştirdim ve akademi üyelerinin beni sevindirmesini bekleyeceğim.

Birde bu gece duyduğum yorumlardan biri hoşuma gitti ''akademi gençleşiyor'' bence dünya gençleşiyor ve daha da gençleşme-ye devam etmeli tabi önümüze taş koyan kıskançları bu parantezin dışında tutmak istiyorum.Onlar şimdi bulundukları yerde mutlu olmaya devam ede dursunlar.

Natalie sen çok yaşa:)
Ve bugün bir kez daha anladım  ki insanlar hayal ile gerçek arasında hep sahip olmadıkları için üzülüp duruyorlar ve bir çok şeyin bir anda parlamasını istiyorlar (etraf her zaman oscarcıklarla dolu olamayabilir)

Ve Tanrı kadını yarattı...!

Alınmayın ama kadın olabilmek ayrı bir meziyet sanırım yani gerçekten bir düşünün boş bir bedene sahip olmaktansa bir dakika resimlere bakınca ne demek istediğim anlaşılıyordur diye düşünüyorum!



PEACE!!! 

14 Şubat 2011 Pazartesi

Yeşil Çorap


Az sinirlenir,fazla kalp kırmamayı tercih ederim.Umursamayabilirim kendi tercihimdir.Çok bilmişlerle işim olmaz önüme bakarım.Beni anlayan zaten kendi gösterir gerisi açıkçası pek umurumda olmaz.
Kendim olma hakkımı gizli tutuyorum bunun sebebi bir yeşil çorap olsa bile!
Gerçekten gereksiz laflar dolanıyor ortalıkta,gizli görüşmeler, kendini suçlu hissettirmeler aslına bakarsanız hiç bana göre değil kendi hatası içinde kavrulmayı seçen biriyim ben dışa vurumculuk mu? Tamamen karşıyım! Bir kerede sizinkilerden bahsedelim yada nasıl rezil olmanız gerektiğinden.Sadece sahip olmadığını istersin çünkü sahip oldukların bir zaman sonra sana yetmemeye başlar ve çamur ararsın atmak için çünkü kirletmen lazım çamurlarını sıçratman lazım herkes biraz payını almalı.Yoksa bunların hepsi yeşil bir çorap yüzünden mi olmuştu? Başını kaçırdığım için özür dilerim.
Sanırım ben biraz da bu duruma sebep oldum evet farkındayım biraz karşı geldim ve söz dinlemedim inattan değil ama sanırım ben böyleyim.Ama şunu söylemem gerek yeşil çorap gerçekten masumdu!

7 Şubat 2011 Pazartesi

Secret Garden

Uzun zaman uzak kaldım farkındayım  yazma tutkusu biraz hapis günleri yaşıyor gibi.Esaretten kurtulmak için çabalıyor.

Ama şimdi başka bir şeyden bahsedeceğim daha doğrusu keşfettiğime mutlu olduğum bir şeyden
Dizi izleme tutkunluğum hat safhadaydı zaten ve bu son zamanda dahada artarak ulusal bir hal almaya başladı hadi anime derken ''Kore'' dizilerine de el atmış bulundum. Beni benden aldı diyebilirim.Hayır burada siyasetten bahsetmeyeceğim en azından bugün
Bu bölümümüzün konuğu ''Secret Garden '' olacak evet Türkçesi gizli bahçe esprisini yapmayacağım.
20 bölümlük bu dizide ben kendimi tekrardan keşfettim
İşte böyle olmalı dediğim,ve biraz amerikan şımarıklığından uzak ne kadar doğal dediğim ender anlardan yaşattı bana.
Evet şiddetle izlenmesini tavsiye edeceğim
Hikaye biraz klasik gibi görünse de ilk başta zengin erkek fakir kız olayı ile başlaması ile karakterlerimizle tanışıyoruz.Zengin iş adamı fakir kızımızla tanışır ve onun kişiliği onu öyle bir etkiler ki esas oğlumuz zenginliği unutmaya başlar tabi hikaye içinde bu atışmaları görmeniz ve konun nasıl da güçlü işlendiğini görmeniz lazım adamları gerçekten tebrik ettim.Çok güzel işlemişler doğrusu.
Aşağıda gördüğümüz esas erkek olur kendisi  ve yukarıdaki esas kızımız zıt karakterlerine rağmen birbirlerine aşık olurlar ve biz 20 bölüm içerisinde bir çok olaya tanık olup ikisi adına neler olacak diyerek büyük bir heyecanla izlemeye devam ederiz
Bu arada gerçekten oyunculuk çok kaliteli ve gerçekten kendime sormadan duramıyorum
'' Hayata karşı cesaretimiz var mı?''

18 Ekim 2010 Pazartesi

Just like a Women

Sanırım bu sayfayı bir şeyler yazarak ne anlatacağımı bilmeden geçiştirmekle yetineceğim.
Ve sanırım tanımlamam gereken bir sıfat bulamıyorum Fransız budalası sanmayın beni ama gel de olma diyesim var ve normale olan alerjimi de sayarsak bence bu tam yerine oturdu.
Yani en azından ölmemiş ve henüz yaşarken ve bence güzel şeyler başara bilmişken benim kalemim ne kadar da yetersiz kalıyor diye düşünürken

Güzel sesli buğulu bakışlı Charlotte Gainsbourg:)
Harika bir karışım sizi uzağa götüren bir ses ''Haven Cant Wait '' jeff beck ile yaptığı düet dinlemeye değer biraz aykırı ama bu iki ses zaten fazla söz yok
Aslına ben başka bir şeyler yazarım diye düşünüyordum ama birden algım başka bir yere kaldı ve gerçekten neyin peşinde koştuğumu biliyor muyum diye sormaya başladım kendi kendime ve aklıma bu güzel varlık düştü.
Aklıma gelen ilk şey olabildiğince kendin ve doğal olmak eh hayatta biraz da sinir krizi geçirmeli dayanıklı olmak.
Farklılık güzeldir abartmadan ne olduğunu bilerek.Etrafa fazla sıçratmaya gerek yok
Aslına benim söyleyecek fazla sabrım da yok
Ve bu fotoğrafla son noktayı koyuyorum
Amaç sendin Charlotte!

24 Eylül 2010 Cuma

Rapsodi Monoloğu

Sana öğretilenlerden kalansın şu anda her gün şekillendirmeye çalıştığın aslında bildiklerinden çok farklı.Kendinden bir şey oluşturmaya çalışıyor bunu yaparken ben kusursuzum fırtınasına kapılıyorsun.Karşındakini hep haklı zannediyorsun ve çoğu kez su ile gidip susuz geliyorsun ve hala nerede bocaladım demekten bıkmadın ben aynı sahneleri izlemekten yoruldum. Oysaki sana sadece bir adım yaklaş demiştim.


Sabahları güzeldi,yatakta geçirilen o vakitler güzeldi birbirine dokunmak yanında olduğunu bilmek harika, dokunmak bir sihir ve ben her dokunuşta yenileniyorum ve az önce söylediklerimi saymazsak aslında keyfimi kaçıracak  bir şey yok.Ben sadece biraz maziye takılmışım merak ederim hep neydi göz yaşlarımızı akıtan büyüyünce değişen ben farklı bir pencereden mi bakıyordum, yoksa kendime tuttuğum aynaların çoğu kirli olsa da, zayıflık insana mahsus mertebenden el salla biraz  olsa da göster merhametini sensiz sularda yürümek isteyebileceğimden emin olamadım hiç bir zaman.
Pandora kutusunun içindeki bendim sanki çok direttim ama açtılar kötülüğüm aydınlattı ortalığı,ve bir daha sönemedim sessiz dolaşıyorum aranızda.

Ve dolaştıkça şahit oldum yaşanan hikayelere sıradanlığa,umutsuzluğa,çok bilmişliğe ve anlamsız atışmalara. Yoktan var oldum yalandan ve gerçek suçu Pandora ya attım.
Bir kelime dolaşıyor ağzıma, anlamsız sataşmalar sonrasında kendimi çok gördüm bu hayata zamanın neresinden tutsam yalan diyorum artık tozu dumana katıp.
Kendinle çelişen materyalist dünya sandı ki içimizdeki canavarlara  yenik düşüp selam edeceğiz ey yüce kulların nefsi yenik düştü kendine yeni çağda herkes kendine döndü,içime düştü her adımımı saydı çok sıcaktı yaklaşmadım.Ben aslında hep sıcaktan kaçarmışım bilemedim.
Dilimde bir ''Bohemian Rapsody'' kalbimi o kadar acıtıyor ki sanki o adamı ben öldürdüm sanıyorum gerçek gibi sanki benim etrafımdaki herkesi üzen! Suçlayamıyorum kimseyi bendim o karakterlerin hepsi.Tek derdim olsaydı nefes düşmezdim bu kadar yerlere.

Yerine oturmayan düşünceler var  ve insanların rahatsız eden  bakışları...Tanrım ne kadar kötü olabilir ve körü körüne bağlanabilirim.Bir hatanın arkasına saklanmak istiyorum beni tüm günahlarımdan koruyacak!

Çok rahatsız ettim bazılarınızı oysa bir adım huzur olabilirdi yolumuz.Bana batan dikenlerden söz etmeye kapattılar yollarımı şimdi mutlu,şimdi rahatlar oturdukları yerde.Ey insanoğlu ömrün ne kadar? Ne kadar sağlam oturduğun yer ve onca unvanların! Martin Luther'in sözleri ile kayboldum oysa vardı benimde bir hayalim,cesaretimin ayağını kaydırdılar.

Bir katedralin içine doğru süzülmeye çalışan bir ışık gibiyim adeta.Üzerinize düşmek istiyorum karanlık çağlar yok olsun diye.
Sonradan anlaşılan her şey gibi basıp geçtiklerimiz üzerine gözyaşımı dökmeye hazır ben artık merhametin gerçekliğine inanamıyorum bu kadar sahteyken yüzleriniz öylesine susuyorum.

Değişen dünya, iyilik timsalleri her şeyin doğrusunu bilen siz bakmayın gözlerimin içine mani olamam içimdeki denizlere fırtınamı da kabul ettim zamana yenik düştüm korkuyorum daha ne kaldı elimizde, beyin emiciler kan kusuyorum artık yüzünüze kaosun içinden doğan bir canavar gibiyim sisteme karşı,size karşı yada her neyse o bildikleriniz hepsine karşı...

Ah sen ve senin o aptal oyunların hep birilerini yanında sürüklemek istersin,öyle değil mi? Uzaktan çalan bir müzik,hüzünlü notalar sakarlaşmanın sırası değil
O kadar incitti ki beni...Ah şu sakarlığın!

5 Eylül 2010 Pazar

Crayz Heart

Your heart’s on the loose
You rolled them seven’s with nothing to lose
And this ain’t no place for the weary kind

You called all your shots
Shooting 8 ball at the corner truck stop
Somehow this don’t feel like home anymore

And this ain’t no place for the weary kind
And this ain’t no place to lose your mind
And this ain’t no place to fall behind
Pick up your crazy heart and give it one more try

Your body aches…
Playing your guitar and sweating out the hate
The days and the nights all feel the same



Whiskey has been a thorn in your side
and it doesn’t forget
the highway that calls for your heart inside

And this ain’t no place for the weary kind
And this ain’t no place to lose your mind
And this ain’t no place to fall behind
Pick up your crazy heart and give it one more try

Your lover's won't kiss…
It’s too damn far from your fingertips
You are the man that ruined her world

Your heart’s on the loose
You rolled them seven’s with nothing to lose
And this ain’t no place for the weary kind